Özel Hayatın Gizliliğine Saygı – Mahremiyet Hakkı

Özel Hayatın Gizliliğine Saygı
Mahremiyet Hakkı

Bireylerin özel hayatı hem uluslararası belgelerde hem de iç hukukumuzda koruma altına alınmıştır. Hasta hizmetten yararlanmaya başladığı ilk andan itibaren kendisine ait pek çok bilgiyi sağlık kurum, kuruluş ve sağlık çalışanlarına aktarmaya başlar. Örneğin, sağlık durumu ile ilgili sözlü bilgileri hekim ile paylaşır. Bunun gibi tahliller ve tetkikler ile de sağlığı konusunda pek çok bilgiyi kurum, kuruluş veya sağlık çalışanları ile paylaşmış olur.
Hem iç hukukumuz hem de uluslararası belgeler sağlık ile ilgili bilgileri özel hayatın bir parçası olarak kabul etmekte ve bunların yasal olmayan paylaşımını özel hayatımızın ihlali olarak görmektedir. Bu nedenle sağlık hizmetlerinden yararlanan hastanın paylaştığı bilgilerin gizli kalması, paylaşılmaması da hastanın hakkıdır.
Özel Hayatın Gizliliği Hakkının Kapsamı
Kanser ile yaşayan bireylerin sağlık durumları ile ilgili bilgilerin özel hayata saygı hakkı kapsamında korunması kanserle yaşayan bireylerin hakları ile ilgili kılavuzda yer verilmiştir. Bu kapsamda, bilgilerinin gizliliğine özelikle vurgu yapılmıştır.
Sağlıkta Özel Hayata Saygı Hakkı Neleri Kapsar?
Bu kapsamda özel hayata saygı hakkının içeriği aşağıdaki içerikle somutlaştırılabilir:
•• Hastanın sağlık durumu ile ilgili değerlendirmeler gizlilik içerisinde yapılmalıdır.
•• Muayene, tanı, tedavi ve hasta ile doğrudan teması gerektiren tüm işlemler hastanın mahremiyeti açısından uygun bir ortamda gerçekleştirilmelidir.
•• Tıbben sakınca bulunmaması koşulu ile hasta yakınının yanında bulunmasını talep edebilir.
•• Hastanın tedavisi ile doğrudan ilgili olmayan kimseler hastanın izni olmadan tıbbî uygulama sırasında bulunamaz.
•• Tıbbî bir gereklilik bulunmadıkça hastanın kişisel ve aile hayatına müdahale edilemez.
•• Hastaların sağlık harcamalarının kaynağı gizli tutulmalıdır.
•• Hastanın .lümü özel hayata saygı hakkını sona erdirmez.
•• Eğitim verilen sağlık kurum ve kuruluşlarında, hastanın tedavisi ile doğrudan ilgili olmayanların tıbbî müdahale sırasında bulunabilmesi için önceden veya tedavi sırasında
hastanın onamı ayrıca alınmalıdır.
•• Araştırma ve eğitim amacı ile yapılan faaliyetlerde hastanın kimlik bilgileri, izni olmadan açıklanamaz.
•• Hukukî ve ahlâkî yönden geçerli ve haklı bir sebebe dayanmaksızın hastaya zarar verme ihtimali bulunan bilginin ifşa edilmesi, personelin ve diğer kimselerin hukukî
ve cezaî sorumluluğunu da gerektirir.
•• Sağlık hizmetinin verilmesi sebebiyle edinilen bilgiler, kanun ile müsaade edilen hâller dışında, hiçbir şekilde açıklanamaz.
HHY’de 21 ve 23. maddelerinde hastanın özel hayatına saygı hakkına yer verilmiştir. Bu maddelerde hastanın hasta hakları çerçevesinde özel hayatının korunması ile ilgili içerik
şu şekildedir:
Mahremiyete Saygı Gösterilmesi
Madde 21- Hastanın, mahremiyetine saygı gösterilmesi esastır. Hasta mahremiyetinin korunmasını açıkça talep de edebilir. Her türlü tıbbî müdahale, hastanın mahremiyetine saygı gösterilmek suretiyle icra edilir.
Mahremiyete saygı gösterilmesi ve bunu istemek hakkı;
a) Hastanın, sağlık durumu ile ilgili tıbbî değerlendirmelerin gizlilik içerisinde yürütülmesini,
b) Muayenenin, teşhisin, tedavinin ve hasta ile doğrudan teması gerektiren diğer işlemlerin makul bir gizlilik ortamında gerçekleştirilmesini,
c) Tıbben sakınca olmayan hallerde yanında bir yakınının bulunmasına izin verilmesini,
d) Tedavisi ile doğrudan ilgili olmayan kimselerin, tıbbî müdahale sırasında bulunmamasını,
e) Hastalığın mahiyeti gerektirmedikçe hastanın şahsi ve ailevi hayatına müdahale edilmemesini,
f) Sağlık harcamalarının kaynağının gizli tutulmasını, kapsar.
Ölüm olayı, mahremiyetin bozulması hakkını vermez.
Eğitim verilen sağlık kurum ve kuruluşlarında, hastanın tedavisi ile doğrudan ilgili olmayanların tıbbî müdahale sırasında bulunması gerekli ise; önceden veya tedavi sırasında bunun için hastanın ayrıca rızası alınır.
Bilgilerin Gizli Tutulması
Madde 23 – Sağlık hizmetinin verilmesi sebebiyle edinilen bilgiler, kanun ile müsaade edilen haller dışında, hiçbir şekilde açıklanamaz.
Kişinin rızasına dayansa bile, kişilik haklarından bütünüyle vazgeçilmesi, bu hakların başkalarına devri veya aşırı şekilde sınırlanması neticesini doğuran hallerde bilginin açıklanması, bunları açıklayanın hukuki sorumluluğunu kaldırmaz. Hukuki ve ahlaki yönden geçerli ve haklı bir sebebe
dayanmaksızın hastaya zarar verme ihtimali bulunan bilginin ifşa edilmesi, personelin ve diğer kimselerin hukuki ve cezai sorumluluğunu da gerektirir. Araştırma ve eğitim amacı ile yapılan faaliyetlerde de hastanın kimlik bilgileri, rızası olmaksızın açıklanamaz.